Ad(kritik).com – Reklam EleÅŸtiri ve Analizleri

ArÅŸiv: AÄŸustos, 2005

Okey mi ? Her Åžey OKEY !

Yıl 1991, ilk reklam filmleri ile karşımıza çıktılar. Türkiye’nin ilk prezervatif markası. İlk olmak her zaman daha çok ilgi ve daha ince detaylarla fark yarattırmak ister. Bunun yanında her zaman daha çabuk hatırlanmak ister. Åžimdi her ÅŸeyden önce neden var olmalılar, neden marka yaratılmalı sorularını inceleyelim. Aile planlaması konusunda toplumun bilinçlenmesinin saÄŸlanması ve bu vesile ile prezervatifi en etkin aile planlaması aracı olarak konumlanmak birinci amaç olsa gerek. Peki ama aile planlaması aracı olarak konumlanması gereken prezevatif neden insanların utandıkları, gizli satın aldıkları hatta aile içi cinsel hayatlarına sokmadıkları bir yöntemdir? İşte bu noktada herÅŸey açığa çıkıyor. Farklı olmak lazım. Utandırmamak, gizlilikten uzaklaÅŸmak lazım. Kolay hatırlanır ve rahatlatıcı olmak lazım. Lazım da lazım… Devamı için tıklayın »

Relax Çiğne, Sakinle !

AraÅŸtırmalara göre tüketicilerin çoÄŸu, neden sakız çiÄŸnersiniz ? sorusuna ” sakinleÅŸmek ve sinirleri yatıştırmak için çiÄŸnerim ” cevabını vermiÅŸ. Belli ki Relax markası da tüketicelerden gelen bu cevabı dikkate alıp, harekete geçmiÅŸ. Sakız çiÄŸneyerek bizleri sakinleÅŸtirmeye yoÄŸunlaşıp ve bunu yaparken de reklamarında içerikten ziyade mecra kullanımına önem vermiÅŸler. Peki ama bunu nasıl yaptılar ?
Öncelikle ” RELAX ” kelimesinin önemini ve marka deÄŸerinin bilincinde olan bir tüketiciye hizmet verdiklerini biliyorlardı ve buna göre hareket etmeyi amaç edindiler. Sonra insanların sinirlendikleri anları yakalayıp, mesajı marka ile birleÅŸtirdiler. Mesajımız çok açık. Relax, günlük hayatımızda bizi sinirlendiren ve yoran detaylardan uzak durmamızı, hayatın tadını çıkarmamızı istiyor. Devamı için tıklayın »

Türkiye’nin ilk ve tek Butik Reklam Ajansı

KuruluÅŸ aÅŸamasında, konkurlara katılmayacağını ve en fazla 10 müşteriye hizmet vereceÄŸini açıklayan, kendilerini Türkiye’nin ilk ve tek Butik Reklam Ajansı olarak konumlandırdıklarını belirten Farkyeri, istikrarlı bir ÅŸekilde geliÅŸimine devam ediyor diyebiliriz. Farkyeri’nde çalışan herkes, Farkyeri’nin ortağı. 24 yaşındaki, daha yeni üniversite mezunu Reklam Yazarları da, Müşteri İliÅŸkileri Direktörleri de, Sanat Yönetmeni de Farkyeri’nin gerçek ortakları. Yani reklamverenlere sadece, iÅŸin sahipleri hizmet sunuyor. İşin zevkli yanı da burada diyebiliriz. Yaratma cesaretlerine bu kadar güvenen bir butik ajans, müşteri (reklamveren) memnuniyetini de beraberinde getirecektir. Kolayca anlaşılıyor ki, Farkyeri hizmet vereceÄŸi reklamverenlerle tam zamanlı bir iÅŸ ortaklığı içine girecek ve farklarını ortaya koyacak.

Biz Farkyeri olarak, asla ve asla 10 reklamverenden fazlasına hizmet vermeyeceÄŸiz. Reklamverenlerimiz’e en faydalı, en yaratıcı, en hızlı hizmeti sunabilmek adına, gelecek 50 sene için, reklamveren sayımızı 10 ile sınırlı tutacağımıza söz veriyoruz.

Fark kelimesini kullanmaya cesaret edecek kadar farklı ve iddialı olan takım aşağıdadır. Başarılar dilerim.

Kağan İşmen
Ulvi Yaman
Füsun Başaran
Oğuz Akyüz
Özkan Acar
Eda Altunlu
OÄŸuz Fenerci
Iraz Mursalıoğlu

Siemens basılı reklam uygulaması

Samimi ve doÄŸal anlarımıza yoÄŸunlaÅŸmış, kullanıcıya daha dost bir marka olduklarını içten bir gülümseme ile anlatan Siemens, baÅŸarılı bulduÄŸum bir çalışmaya imza atmış. İletiÅŸim sektöründe kaliteli, yüksek performanslı ve yenilikçi çözümlerin kendilerinde var olduÄŸunu söyledikleri gibi, Türk insanı için çalışmaya devam ettiklerini duyurmuÅŸlar. Yurt çapında yaklaşık 20 milyon kiÅŸinin iletiÅŸimini saÄŸladıkları düşünülürse, hak vermemek elde deÄŸil. Sonra da hayatımızın markası olan Siemens, iletiÅŸimden saÄŸlığa, ulaşımdan enerjiye kadar yaÅŸamın her alanında Türkiye’ye katkı saÄŸlıyor. Åžimdi bu kadar güzel bilgileri duyduktan sonra mutlu olmamak elde mi ? Siemens kullanmamak elde mi ? Güzel ÅŸeyler duymanın bir markası olsaydı acaba ne olurdu ?..
Soruların cevapları biraz kişisel sanırım, fakat kampanyanın; olumlu olmayı, mutlu şeyler duymayı ve yaşadığı topraklarda huzurlu olmayı sevenlere sıcacık bir gülümseme ile ulaştığı kesin. Bize değer verenler bize güzel şeyler söylemeyi sevenlerdir. Biz de onları seviyoruz. Tebrik ederim !
Siemens Basın Reklamı

Komşunuzun teslimatını aldığınızı hayal edin

Samsung Tv reklamı
Tamam hayal ediyorum. Gayet sorumluluk isteyen bir durum. KomÅŸumun paketini teslim alıyorum ve ona sahip çıkmalıyım. Paketi en güvenli yerde saklamalı ve teslim aldığım gibi komÅŸuma iade etmeliyim. Sanırım çoÄŸumuz böyle yapıyoruz. Kargo ÅŸirketleri genelde böyle bir durumda en yakın ofislerine paketi göndermekle sorumlu olsalar da bazen komÅŸularımız yardımımıza yetiÅŸir ve bizim için iyilik yaparlar, paketlerimizi teslim alırlar. Åžimdi gelelim Samsung markasının bu duruma bakış açısına ve yaptığı eÅŸÅŸek ÅŸakasına…
Evet. Kesinlikle bir reklam yapmadılar. EÅŸÅŸek ÅŸakası yaptılar. Biz de ne komik diye güldük geçtik. Çok geniÅŸ ve salmış buldular bizi herhalde ki, ürünlerinin cazibesine kapılıp hırsız bile olabileceÄŸimizi sırıta sırıta anlattılar. Bize emanet edilmiÅŸ bir teslimatı en güvenli konumda saklamak ve sahibine onu iade etmenin doÄŸruluÄŸuna inanan insanlara, ” hırsızlık da yapmak bazen deÄŸerlidir ” mesajını verdi veriÅŸtirdi.

Yahu sen kimsin Türkiye sınırları içindeki ahlaklı insanlara bulaşıyorsun ! Git sen Amerika’da yozlaÅŸmış insan beynini, çıkarcı karakterleri hedef kitle edin kendine. Senin var olduÄŸun topraklar ahlak kurallarına çok önem veren ülkeler olamaz ki zaten… Biz seni ve senin gibileri evimize sokmayız ki !

demezler mi ?
Toyota Yaris reklamları gibi Samsung için de bir dosya açılacaktır. RTÜK ve RÖK bu konuda gereken araştırmaları yapıp bir sonuca varacaktır diye düşünüyorum. Şikayet etmiyorum, sadece başarısızlıklarını dile getiriyorum. Bu kampanyanın Türkiye sınırları içine girmesini sağlayan Yaratıcı ( Şakacı) ekibi tebrik ederim.

Türk Sineması ve Ürün Yerleştirme

Ürün yerleÅŸtirme uygulaması sinema filmlerinin içinde yer alan reklamlar olarak adlandırılabilir. Ancak televizyondakinin tersine, reklamlar ayrı bir bölümde deÄŸil filmin içinde bulunuyorlar. Reklam olduÄŸu herhangi bir ÅŸekilde belirtilmiyor. Dolayısıyla izleyici markaların mesajları karşısında savunmasız yakalanıyor. Ürün yerleÅŸtirmenin markaya katkısı konusunda bolca tartışmalar olsa da kullanımının giderek arttığı görülüyor. Reklam kampanyalarına göre daha az maliyetli olmaları da ayrı bir avantaj sayılabilir. Mesela Amerika’da sadece bu uygulamaya yönelik hizmet veren ajanslar bulunmakta. Unique Product Placement ajansından Gary Mezzatesta ” eÄŸer izleyici filmdeki bir kareye bakıp ” bunun için ne kadar ödediklerini merak ediyorum ” diyorsa bu baÅŸarısız bir ürün yerleÅŸtirmedir” demiÅŸ. Yani Marka ile yaÅŸam arasında baÄŸ kurmak eylemi biraz sorgulanmalıdır diyebiliriz.
Peki ya Türkiye’de durumlar nasıl ? Nasıl olacak cezalar yaÄŸmaya devam ediyor. Daha bugün Marketing Türkiye ‘nin haberinde Hırsız Var filmine 50.000 YTL ceza gelmiÅŸ. Çok normal… Çünkü ne yazık ki hala ürün yerleÅŸtirme uygulamalarına bakıldığında markanın logosunun ya da ürünün kendisinin perdede gözüktüğü klasik anlayışın devam ettiÄŸini görülüyor. Bu filmde en baÅŸarılı ürün yerleÅŸimi Max Factor için yapılmış diyebilirim. Makyaj uzmanlarının kendi tercihleri olması ve ürün ile yaÅŸam arasında baÄŸ kurabilmede baÅŸarı tek bu markada kendini belli etmiÅŸ. DiÄŸerleri ” buna ne kadar ödemiÅŸler ” dedirten cinsten yerleÅŸimler. Her yerde Siemens cep telefonu, ve Audi marka otomobil kullanılmış. Nerdeyse sadece ambulans Audi deÄŸil.. Hayırlısı olsun diyelim ve biraz da baÅŸarılı uygulamalardan bahsedelim.

Şans Kapıyı Kırınca

Son zamanlarda Türk Sinemasında aklımda yer etmiÅŸ en baÅŸarılı ürün yerleÅŸtime uygulaması BEKO için yapılmış olandır. Åžans kapıyı kırınca adlı filmde BEKO markası nerdeydi be kardeÅŸim diyenleriniz varsa, zaten ayrı bir baÅŸarıdır. Film boyunca BEKO hep karşımızda idi. YaÅŸam ile ürün arasındaki baÄŸ çok güzel kurulmuÅŸtu. BJK – BEKO ikilisi bu iÅŸi beraberce yaptılar. Filmde bulunan Yaman adlı karakter, beÅŸiktaÅŸ formasını üstünden çıkarmadı. BeÅŸiktaÅŸ takımının ana sponsorlarından biri olması dolayısıyla, bu duruma alışık seyirciler tarafından göze batmadı. Markanın kimliÄŸine dair hiç bir ÅŸey söylenmemiÅŸ olsa da istediÄŸi farkındalık yaratmaksa gayet baÅŸarılı idi.
Umarımı hep başarılı örnekleri eleştiririz ve kimse de ceza ödemek zorunda kalmaz.

Record My Call

Hayatınızda hiç telefon görüşmelerinizi kaydetmek istemişmiydiniz ?

İngiltere’de bu hizmeti veren tek ÅŸirket olan Recordmycall Limited, ” Record my Call ” adlı servisi haziran 2005 ‘de piyasaya sundu. Telefon görüşmelerinin öneminin, konuÅŸma sonrasında hatırlanması gereken bilgiler ve detaylar için çok kullanışlı bir hizmet diyebiliriz. Yaklaşık 2 ay olmasına raÄŸmen farklı sektörlerden bir çok firma ile anlaÅŸmalar yaptılar. Telefon haricinden baÅŸka bir teknik donanıma ihtiyaç duyulmadan kullanılan bu sistemdeki kayıtlar aylık olarak raporlanıyor, istediÄŸiniz zaman 7 basamaklı numaranızı girip kayıtlarınızı kontrol etmenizi saÄŸlayan bir kullanıcı paneli kullanıyorlar.
İngiltere’de hizmet vermeye baÅŸlayan bu sistem, giriÅŸimci ruhla hazırlanmış bir projedir. Yaratıcılık ilk olmalarındadır. Zamanla benzerleri türeyebilecek olması normaldir. Devamı için tıklayın »

Kalitesiz Reklam Fikirleri

Reklam ajanslarının en temel iÅŸlevi; neyin, kime, ne zaman, nasıl söyleneceÄŸinin belirlenmesidir. Biraz daha açık olmak gerekirse; ürün ya da hizmetle ilgili söylenmesi gerekenlerin belirlenmesi, reklamın etkilemek istediÄŸi hedef kitlenin tanımlanması, hedef kitle özelliklerinin ve reklam mesajının bir potada eritilmesi, reklamın tonunun belirlenmesi ve doÄŸru medya stratejisi ile hedef kitleye ulaÅŸtırılması… Peki daha da açık ve saçık olmak gerekirse ne söylemeliyiz ? ; Reklamveren ve Reklam ajansının arasındaki iÅŸ ortaklığı iyi ve kaliteli reklam fikirlerine baÄŸlıdır. ”İyi bir reklam fikri”nin ne olduÄŸu veya nasıl olması gerektiÄŸi tartışmalı bir konudur. Sadece reklamverene ”iyi” görünmeyen, yeterli satış davranışı yaratmayan, copy testlerde ya da diÄŸer araÅŸtırma ölçümlerinde kötü performans veren veya reklamverenin satış elemanlarının ve müşterilerinin sevmediÄŸi bir reklam fikri gerçekten ”kötü” müdür? Herkesin ayrı bir deÄŸerlendirme kriterine sahip olduÄŸu bu konuda son söz hakkı sadece reklamverene aittir.
Ayrılıkların yaÅŸanmamasının temelinde, reklamverenin kriterleri doÄŸrultusunda ”iyi” reklam fikirleri üretmek yatar. Reklamveren ödediÄŸi paranın karşılığında hem aldığı iÅŸ hem de iÅŸi alış ÅŸekli olarak tatmin olmalıdır. ÖrneÄŸin iÅŸin teslim zamanı reklamveren açısından önemli bir kriterdir. Burada yine reklamverene düşen önemli rol, reklam ajansından ne istediÄŸini tam olarak anlatmasıdır. Reklamverenin ve reklam ajansının ortak çalışması sonucu, ihtiyaç duyulan servisler belirlenip problemler ortadan kaldırılabilir.

Mobil Rekabet Piyasası ve Projeler

Nokia Fotoğrafçının gözünden

Teknoloji her geçen gün gelişimine devam ederken, mobil reklamcılık da kendine bu durumdan büyük paylar çıkarıp yeni mecralarda yeni projelerle hayatımıza girmeye devam ediyor. Günümüzde cep telefonları ile fotoğraf çekmek, video kaydetmek sanıldığından çok daha kolay bir hal almış durumda. Cep telefonu üreten firmalar zamanla yeni ürünlerinin tanıtımı için yeni projeler denemeye devam ediyor. Her ürün için hemen hemen bütün reklam mecralarında boy gösteriyor ve marka bilinirliklerini en üst seviyede tutuyorlar. Son zamanlarda halkın içine biraz daha girerek, müşteri memnuniyetini gözler önüne sermek istiyorlar. Kendi teknolojilerinin ne kadar geliştiğini ispatlamak için benzer projelere başvursalar da daha kalıcı bir ürün tanıtımı uygulaması sergiliyorlar.
Örnek olarak, Nokia yeni projesi “FotoÄŸrafçının Gözünden” ile ünlü fotoÄŸrafçılara fotoÄŸraf çekmenin keyfini Nokia 6630 ile yaÅŸatıyor. Sanatçılar kendilerine verilen 1.3 megapiksel kamerası ile günümüzün GSM pazarına sunulmuÅŸ en geliÅŸmiÅŸ kameralı telefonlarından biri olan Nokia 6630 ile farklı bir deneyime imza atıyorlar. Peki ya diÄŸer markalar ? Mesela ”Sony Ericsson K750i Objektifinden Dünya Sergisi” adlı proje Sony Ericsson ve FFC iÅŸ birliÄŸi ile gerçekleÅŸtiriliyor ve yine tanınmış fotoÄŸrafçılara verilen telefonlar ile çekilmiÅŸ fotoÄŸraflar için bir sergi düzenleniyor. Yani bu markalar diyorlar ki; ” biz geliÅŸtik ve profesyoneller bizi deniyor, sonuçları görün kararı siz verin”. Tüketiciye doÄŸrudan ulaşıyor ve baÅŸarılarını ispat ediyorlar. Internet destekli bir çok proje fikirleri geliÅŸtiriliyor ve sunuluyor. Bence çok da iyi yapılıyor. Zamanla cep telefonundan daha iyi fotoÄŸraf çekme konulu eÄŸitimler ünlü fotoÄŸrafçılar tarafından bile verilebilinir. Devamı için tıklayın »

Argo Kullanma Klavuzu

Argo; bir toplumda genel kullanılan dilden türemiÅŸ olan, kendi sosyal çevresiyle sınırlı yaÅŸayan ve toplumun geri kalan kesimlerinden ayrılmak ya da korunmak isteyen bir grubun benimsediÄŸi, kendine özgü sözcük ve deyiÅŸlerden oluÅŸan özel bir dil. Eski zamanlarda dilenci, serseri ve hırsız grupların kendi aralarında konuÅŸtuÄŸu gizli bir dil olarak kullanıyormuÅŸ. Günümüzde ise, argo her kesimden insanın hayatının bir parçası olmayı baÅŸarmıştır. Medyadaki diziler, reklamlar, sunucular, ÅŸarkılar ve ÅŸov programları artan bir hızla yeni argo kalıpları günlük konuÅŸma dilimize sokuyorlar. Genelde bir espri unsuru yaratmak, izleyicinin ilgisini çekmek için tüm iletiÅŸim araçları tarafından sıkça kullanılıyor. Devamı için tıklayın »