Marka - Reklamveren kategorisi
Türkiye Markalar Araştırması

Nielsen’in bu yıl 15′incisini yaptığı “Markalar” araştırmasına göre;
+ Kategori belirtilmeksizin kişilerin ilk aklına gelen marka:
Arçelik
+ Hiçbir ürün, marka ya da kategori hatırlatması olmadan tüketicilere “İlk hatırladığınız firma hangisidir?” sorusu yönetildiğinde;
1- Arçelik
2- Koç
3- Ülker
4- Sabancı
+ Tüketicileri “Kendinize en yakın hissettiğiniz marka hangisidir?” sorusu yöneltildiğinde;
1- Arçelik
2- Ülker
3- Adidas
4- Nike
Billboard Dergisi: TTNET Reklamı
Türkiye’nin Yasal Müzik Platformu” sloganıyla hedef kitleye ulaşmayı arzulayan TTNET Müzik, aylık müzik dergisi Billboard‘un Ocak/2009 sayısında, sesli reklam ilanı vermiş. Dergi sayfalarını çevirirken birden TTNET’in bilindik sloganının çalmaya başlaması anlık şaşkınlık, sonrasında ise “vay be nasıl yapmışlar bunu?” dedirtmeyi başaran bir fikre sahip. Böylece bir ilanla dergide en dikkat çeken kısım olmayı başarıyor. Tabi bu durum zaman geçtikçe sıkıcı hale gelmeye başlıyor ve cidden dergiyi okumak istiyorsanız bu ilanı parçalamak zorunda kalabiliyorsunuz.
Buyrun izleyin!
Billboard : TTNET Müzik from Jiklet on Vimeo.
Online Dergiler ve Reklamveren
- Bedava
- İnteraktif
- Ulaşımı ve Takibi Kolay
- Kaliteli – Hızlı İçerik
- Yüksek Tirajlar
- Sınırsız Yaratıcı Sunum ve Uygulamalar
Yukarıdaki maddeler aslında reklamverenin ilgisini çeken sebeplerden bazıları olmasına rağmen henüz sanal dergiler ile reklamverenin yapıcı bir ortaklığa girebildiği söylenemez. Peki bu durum büyük bir sorun mu teşkil ediyor? Hayır! Çünkü online dergiler, basılı yayıncılık kadar masraflı ve zahmetli girişimler değiller. Kaliteli içerik sunabilen sanal dergilerin ilk hedefi her zaman belli kitlelere ulaşabilmek. Bunu sağlayanlar aslında başarılı olmuş sayılırlar. Onların başarısı reklam almak değil, seslerini duyurabilmektir.
Hedeflediği kitle ve tiraja ulaşan online dergiler, bu başarıyı reklamverene nasıl anlatabilirler?
Galiba en önemli soru budur. Çünkü masraflar düşük olsa da, harcanan emeğe destek bulmak çok doğal bir beklentidir. Markaların bu girişimlere destek çıkması elbette arzulanan bir durum, fakat hepsine mi? Bu ne yazık ki imkansız. Çünkü online dergiler henüz markaları içine dahil edebilecek kadar çekici sayılmazlar.
Çekici olmak için Tiyolar:
Devamı için tıklayın »
Hepsiburada: Online Kazanç Ortaklığı

Türkiye’de online alışveriş dendiğinde akıllara ilk gelen e-ticaret sitesi Hepsiburada.com, bu sıralar TV reklamlarında boy göstermekten daha iyisini yapabilmeyi hedefleyen, fazlasıyla gecikmiş fikirleri harekete geçiriyor.
Mesela, en son sistemlerine entegre ettikleri Videolar bölümü ile, kullanıcılar ilgilendikleri kategorilerde ürün incelemelerini izleyebiliyorlar.
Şimdi de, site sahiplerine iş ortaklığı fırsatı sunan, Online Kazanç Ortaklığı sistemini aktif ettiler. Site sahiplerinden gelecek başvuruları değerlendirmek için bekliyorlar. Başvurmak isteyenler söz konusu ortaklık detaylarını inceleyebilirler. Detayları ile açıklamışlar.
Tüm bu gelişmelere rağmen, ben hala hepsiburada.com’un çok hantal ilerlediğini düşünüyor, e-ticaret konusunda lider olmalarına rağmen sistemlerine dahil ettikleri uygulamaları yeterli görmüyorum. Benzer gelişmeler daha sık yaşanırsa ben de hepsiburada.com’dan alışveriş yapan biri olur, sadece fiyat bakmaya girmemiş olurum. Kim bilir…
Öğrencilerden Yaratıcı Reklam Fikirleri

Bu haber, “Benim harika reklam fikirlerim var. Şu okul bitse de reklam sektörüne bir adım atsam!” diye heyecanlanan reklamcılık bölümü öğrencilerine ufak bir tavsiye niteliğindedir.
Sakın gereksiz yere fikirlerinize güvenmeyin. Markaların işine gelmedikçe hayata geçmeyen fikirleriniz birikmeye başlayacaktır. Fikirler bizim onlara kattığımız enerji olmadan bir işe yaramazlar. Markalar da böyle… Sektöre girmek için okulun bitmesini beklemeyin! Aktif olun. Üretin. Daha çok deneyin. Fikirlere enerji, dolayısıyla anlam katın. Markalara da…
Advertnew.com‘da yayınlanan Öğrencilerden 10 Yaratıcı Reklam Fikri haberi size iyi gelecektir.
DeFacto: Akdeniz Modası ve Şalvar

Yılların tekstil firması Ozon Group, sektörde her zaman başarılı bir kumaş üreticisi olarak bilinir ve Türkiye’deki irili ufaklı tüm tekstil firmaları bunun farkındadır. Bu durum tekstil sektörüne göz attığınızda hemen dikkatinizi çeker. Dünyanın sayılı firmalarıyla iş yapma gücünü elinden bırakmayan Ozon Group, neden birden markalaşma sürecine girdi?
Markalaşarak, hazır giyimin perakende ayağında olmak… Bu ne yazık ki bahsedildiği kadar kolay değil !
Önce dört ayrı markanın patenti alınıyor. Bunlar sırasıyla; kadın markası Chale, erkek giyim markası DeFacto, çocuk markası Captain Hook ve triko markası Kazakçı. Sonra bu markaları tüketicinin tepkisini ölçmek, onların hangi markaya sempatiyle yaklaştığını gözlemek için belli satış noktalarına koyuyorlar.
Sonuç: DeFacto kazanıyor!
DeFacto markası müşterinin yoğun sempatisiyle karşılaşınca, diğer üç markayı çekiyorlar. Bu markanın altında erkek koleksiyonu yanına kadını da ekleyerek, “Akdenizli” bir marka yaratmak için strateji oluşturuyorlar.
Artık markalaşmaya dair bir fikirleri var! Ne istediklerini biliyor gibiler değil mi?
Bundan sonraki hedef hemen mağaza sayılarını artırmak olmalı… sonra hemen yıl sonu hedefleri koyulur… kısaca, koşturmaca başlar.
Bu koşturmaca süresince işler yolundadır, fakat bir yardıma ihtiyaç vardır ki, o da reklam filmidir. Madem herşey yolunda gidiyor artık bizim de bir reklam filmimiz olsun gibi… İstediğimiz Akdeniz Modasını tüketiciye daha net ulaştıralım!
“Jean Amerika’nın şalvarıdır. Amerika’nın sözüm ona rahatlığına karşı, DeFacto, Akdeniz modası”
Bu bir reklam filmi değildir. Bir teaser’dır. Gazdır yani… Markanın rahat akdenizli kimliğine şimşek gibi çakan bir durumdur. Tabi bu durum tüketiciyi biraz şaşırtır. Anlam veremez. DeFacto ne yahu? der. Milliyetçi falan sanar markayı. Ya da şalvarı aşağıladığını düşünür. Aslında tüketici küfür yemiş gibi hisseder. Çünkü bu kadar sivri sloganı olan bir marka, arkasında iyi kanıtlar ister.
Sonuç, DeFacto hala kimliğini kazanmak için denemeler yapan bir marka adayıdır. Şu aşamada marka değeri olarak ciddiye alınacak bir yanı yoktur.
Bu yüzden reklam filmi denemesi de ortalığı karıştırmak için hiç de başarısız sayılmaz. Çünkü tek istedikleri o sloganın sonundaki “DeFacto, Akdeniz modası” kısmının duyulmasıdır.
Duyduk…
Etkili Gazete Reklamı

Tüketiciye doğru mesajların ulaştırılmasında gazete reklamlarının daha etkili olduğunu savunan uzman arkadaşlara çoğu zaman katılmam. Tek savunduğum, etkili kullanımdır. Mesele gazetede olmak değil, markama orada nasıl sahip çıktığımdır. Basın reklamlarında özgünlüğe teşvik etmek gerekir. Sonrasında reklamveren de, reklam ajansları da rahatça istedikleri başarıyı elde ederler.
Bu görüşü destekleyen, bir kampanya nasıl olur ?
Solo Mobile: Walkie Talkie

Kanada’daki Rethink Communications reklam ajansının Solo Mobile firması için hazırladığı interaktif uygulama; Toronto, Montreal ve Vancouver şehirlerindeki transit ulaşım noktalarında hayata geçirildi.
Solo mobil iletişim firmasının yeni walkie talkie (bas konuş) servisini tanıtmak için bahsi geçen duraklara yerleştirilen reklamlarda, yolcular;
” Yeni walkie talkie servisini denemek için buraya bas ve konuş“, “Başka duraktaki yabancılar hatta seni bekliyor” gibi mesajlarla uyarılıyor ve panoya yerleştirilen tuşa basarak, başka bir yerdeki durağa sesli ulaşıyorlar. Böylece aynı anda farklı duraktaki bir yabancıyla iletişime geçiyorsunuz.
Hem eğlenceli, hem deneysel, hem de tüketiciye verilmek istenen mesajı fazlasıyla veriıyor!
Tabi bu kadar eğlenceli bir uygulama, böyle bırakılmalımıydı bilinmez ama, benim merak ettiğim yabancıların birbirleriyle olan diyalogları…
Keşke diyaloglar kaydedilmiş olsa, sonra onun için bir micro site hazırlansa..En iyiler oradan seçilse..Tabi ilk başta bundan kimsenin haberi olmasa…Neyse…
Radiohead : Fiyatını sen belirle!

Radiohead, müzik sektöründe hem tarzı hem de yarattığı etkileşimlerle farklı olmayı savunan ve bunu da beceren bir grup. Kimseyle özel anlaşmalar yapmaya gerek duymadan hayran kitlesini besleyen, ve temelinde sadece müzik yapma iddiası olan bir grup. 10 Ekim’den itibaren dinlemeye başlayacağımız yeni parçalarını “In Rainbows” adlı bir albümde toplamışlar ve albüme sadece kendi internet sitelerinden ulaşabiliyoruz.
Fakat asıl önemli olan şu ki;
“Albümü download etmek isteyenler, ödeyecekleri fiyatı kendileri belirliyorlar.”
Yani dilediğiniz rakamlara albümü satın alabilirsiniz. İsterseniz 1 $, isterseniz 50$… Tamamen size kalmış…
Brandfame : Videolara Ürün Yerleştirme

Ürün yerleştirme uygulaması sinema filmlerinin içinde yer alan, fakat reklam olduğu belirtilmeden izleyiciyi savunmasız yakalayan markaların reklamları olarak adlandırılıyor. Reklam kampanyalarına göre daha az maliyetli olmaları da ayrı bir avantaj sayılıyor ki, Amerika’da sadece bu uygulamaya yönelik hizmet veren ajanslar bulunmakta…
İşte bu uygulamayı internet ortamına taşımak için kolları sıvamış bir ajans, Brandfame. Video paylaşım sitelerinin web üzerindeki baskın gücünü fark eden bu ajans; YouTube, metacafe, AOL Video, Revver, vb… bir çok sitede yayınlanacak videolar için ürün yerleşimi ve sponsorluk antlaşmaları yapıyorlar. Yapımcılar videolarına yerleştirdikleri ürünlerden para kazanıyor. Reklamcılar da markalarını viral yolla milyonlara ulaştırıyorlar. Harika!
Bakalım Türkiye’den bu uygulamayı başlatacak cesur bir ajans çıkacak mı?