EcoHangers : Askılık Reklamları


ABD ‘de yılın kuru temizleme trendi olan ve reklamverene alternatif bir mecra sunan Eco Hangers, geri dönüştürülmüş kağıtlardan yapılan, ne üretilirken be de atık olarak çevreye zarar vermemesi ile adından olumlu söz ettirmeyi başarmış harika bir fikir. Plastik ya da tahta olanlar kadar da sağlam bu askılıkların her iki yüzüne de reklam alınabiliyor. Böylece reklamveren doğrudan tüketicinin evine girmeyi başarıyor. (Yazının devamı)
Reality Show Reklamları
Reality Show Reklamları, son zamanlarda sık karşımıza çıkan, markaların deneysel pazarlama kurgularıyla oluşturulmuş, yeni reklam akımlarından bir tanesi. Her geçen gün örnekleri artan ve bir çok markanın sahiplendiği bu reklam akımı ile tüketiciler deneysel bir tecrübeye sürükleniyor. Kampanyada görev alması için seçilmiş adaylar, reklamı yapılacak ürünü kullanarak belgesel niteliğinde bir süreç geçiyor.

Chevy markası Amerika’daki 7 üniversiteden 14 öğrenciye kampüslerine park edilmiş Chevy AVEO‘ da bir hafta boyunca yaşamalarını teklif ediyor. Kampanyaya dahil olan öğrenciler bir haftalık sürede önemli ihtiyaçlar (WC - Sınav) dışında, arabadan dışarı çıkamıyorlar. Kampanya sadece kampüs genelinde yaşanmasına rağmen Web Cam ve Blog yardımıyla gözlemcilere sunuluyor. İki kişilik takımlardan oluşan yarışma, en çok oyu alan takımın zaferi ile sonuçlanıyor. (Yazının devamı)
Etiket reklamlar : Sosyomat

Web Trendlerinin son yıllarda en hızlı etkileşim gösteren fikri; Etiket (TAG), dünya genelinde bir çok projede farklı farklı şekillerde uygulanıp, internet kullanıcısına sunuldu. Bunların hepsinin tek bir amacı vardı. “Sosyal Bağ Kurmak“.
Türkiye sınırları içersinde ise bu durum, blog sitelerinin de etkisi ile ziyaretçi sayısı fazla internet sitelerine ek bir kullanım kolaylığı sağlaması dışında pek de üzerinde durulup, tek bir fikirde kurgulanmamıştı. Ta ki Pilli grubu olaya elini atana kadar.
Sosyomat, “etiketler üzerinde dönen yeni nesil bir sosyalleşme aracı” tanımıyla internet kullanıcılarına sunuldu. Kısa sürede bir çok kişi sisteme kayıt oldu ve eğlence başladı!. Yaratılan bu platformda, kişiler kendilerini etiketlerle ifade ediyorlar. Bundan böyle her etiket sosyal bağın bir parçası olup diğer kişilere yayılıyor. Kullanıcılar açılan etiketlere yorum yapabildiği gibi, sisteme dahil olmuş arkadaşlarına da etiketler yapıştırabiliyorlar. Böylece etiketler üzerine kurulu “sosyalleşme aracı” yaratılmış oluyor.
İnsanların kendilerini etiketlerle ifade ettiği bir ortamda, markalar da varlığını gösteriyor tabii… Hatta Özgür Alaz, kendince bir analiz yapıp, Sosyomat Marka Ligi başlıklı yazısında sosyomat’da etiket olan markaların popülerliklerinden bahsetmişti. Yani aslında markalar isteseler de istemeseler de orada etiket halinde duruyor, insanları ifade ediyorlardı. Bu durumun farkına varıp, etkileşime daha özel yoldan dahil olacak markayı dört gözle bekliyordum ki, Snickers markası açılışı yaptı.
Snickers® ye, futbola doy! sloganlı etiketi ile sosyomat anasayfasındaki ilk marka olan snickers, aslında diğer markalara da göz kırpmayı başardı. Kısacası, “etiket reklam” diye adlandırılan alternatif metin reklamları devreye sokulmuş olunup, sosyamat’ın ilerleyen zaman içersinde, özel reklam etiketlerine daha sık yer veren bir mecra haline gelmesi gerektiği anlaşıldı.
Smart Lid Systems: reklam mecrası

Smart Lid Systems adlı şirket, sıcaklık-soğukluk etkenlerine göre renk değiştirebilen kapaklar üretiyor. Kahve ya da çay kapları için üretilen bu kapaklar, en basit anlatımıyla soğuk iken kahverengi rengini alırken, içilen sıvı sıcaklaştıkça kırmızılaşmaya başlıyor. Üretilen teknolojinin önemi ve yararı göz önüne alındığında, kapakların ayrıca reklam mecrası olarak da kullanılabileceği fark ediliyor ki, Smart Lid Systems şirketi reklamveren için elinden gelenin en iyisini yapmış diyebiliriz.
Renk değiştirebilen kapakların kullanıcıya sunduğu hareketlilik ve ilgi merkezi, alternatif reklam mecrası arayanlar için kolayca kabul edilir bir fikri içinde barındırıyor. Reklamverene; logo, slogan, web sitesi vb. tanıtma olanağı sağlanıyor. Kahve kültürünün gelişiminde pay sahibi olan belli başlı markaların, müşterilene sunabileceği etkileşimlerin yanında, bu firmalarla bağlantılı olarak tanıtım yapmak isteyen diğer markaların da işini görebilecek bu kapaklar, reklam sektörüne dahil edilmiş olunuyor.
Kahve ve çay gibi içeceklerin dünya genelinde fazlaca tüketildiği düşünülürse, markaların bu fırsatı değerlendirmesi gayet mantıklı bir fikirdir. Ayrıca çekilişler ya da promosyonlar için de düşünülebilir.
Turnike Reklamları
Chicago şehir merkezinde milyonlarca insanın gün içersinde transit sistemi kullanmak için reklamları geçmek zorunda kaldığını ve bunun için sıraya bile girdiğini biliyor muydunuz ? tabii ki bunu zorla yapmıyorlar. Turnikelerin demirlerine giydirilmiş marka görseline dokunup geçen insanlar, hem verilen mesajı alıyor, hem de her zaman yaptıkları gibi yollarına devam ediyorlar.
Monster Media ‘nın patent sahibi olduğu bu fikir, yaklaşık 7 yıl önce sahiplenilmiş ve Amerika dışında 14 ayrı ülkede de uygulanıyormuş.

Turnstile AdSleeves adı verilen bu uygulama, düşününce beklenildiğinden fazlasını verebiliyor diyebilirim. Özellikle metro, stadyum, sinema vb. gibi mekanlarda oldukça etkili olabileceği önceki referanslarla kanıtlanmış. Zekice olduğu kesin. Ne dersiniz ?
Ayrıca, buna benzer bir fikir olan MediaRails yani yürüyen merdivenlerin parmaklıklarına giydirilen reklamlarında son derece etkili ve yeni trend reklamlar olduğu biliniyor.
Markalar, Maceraya Hazır Mısınız?

Kod adı “İstanbul” olan Türkiye’nin ilk 3B MMOG oyunu, oyuncuları macera dolu sanal bir İstanbul’a sürükleyecekmiş. Mynet’e bağlı olarak (www.sobee.com.tr) adlı sitede sunulan projenin alfa test kayıtları da tamamlanmış. İlk etapta Eminönü’nün tarihi ortamında başlayacak olan bu macera, zaman içinde İstanbul’un diğer mekanlarına da taşacakmış.
MMORPG Oyunların, kişiler üzerinde cidde alışkanlıklar yapması göz önüne alınırsa, reklamverenin hızlı ve kendinden emin hareket etmesi gereken bir proje hayata geçiriliyor demektir. (M)assively (M)ultiplayer (O)nline (R)ole (P)laying (G)ame, adı verilen bu oyun türü dünya’nın her yerinden milyonlarca kişi tarafından oynanan bilgisayar oyunlarıdır. Bu oyunların ortak yanı, hepsinin sadece internette bir server’a bağlı kalındığı sürece oynanabilmesidir. Oyuncular, bir karakter yaratarak oyuna başlar ve bağımlısı olur çıkar.
Türkiye’ de böyle bir oyunun var olması akıllıca bir girişimdir. Bu girişime katkı gösterip, oyun içine reklam yerleştirmek isteyen firmalar ellerini çabuk tutup, markalarını bu heyecana dahil etmelidirler diye düşünüyorum.
Benden söylemesi…
PTT : Kişisel Pul : Pul Reklamları

PTT Genel Müdürlüğü Türk pulculuğuna yeni bir boyut getirmek ve posta idarelerine kaynak yaratmak amacıyla Kişisel Pul uygulamasını devreye sokmuş bulunuyor. Bu uygulama ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından gönderilen görsel objeler pul olarak basılacak ve gerek hatıra amaçlı gerekse postada kullanılabilecek. Söz konusu objeler (kuruluş yıldönümünü kutlamak, belli bir olayı anmak, ticari bir ürünün tanıtımını yapmak, doğum günü, evlilik yıldönümü, anneler günü, babalar günü, mezuniyet töreni, hatıra, v.b.) amaçlı olabilmektedir.
Yani bu da demek oluyor ki, reklamcılar ve reklamverenler PTT ‘nin kendilerine vermiş olduğu bu fırsatı sonuna kadar kullanmalı ve vakit kaybetmeden yeni reklam mecrası sayılabilecek bu oluşuma katılım göstermelidirler. Eminim bolca faydasını göreceklerdir. Özellikle bu ve bunun gibi uygulamaların hedef kitle üzerinde olumlu etkiler bırakması kaçınılmazdır.
Siz ne dersiniz ?
Böceklere Reklam Giydirme

Yaratıcılığın sınırlarını zorlamak ne kadar doğrudur bilemem ama, harikulade bir reklam giydirme projesine şahit oldum diyebilirim. Yakaladığı böcekleri markalandıran, onlara ünlü şirketlerin kurumsal logolarını giydiren bir kadın var karşımızda. Bundan öncesinde inek ve domuzların gövdesine reklam veren firmaları görmüştüm. Ondan sonra FedEx mobilyaları tasarlayan veya coca cola teneke kutularından smokin tasarlayan kişilere de internette rastlamıştım. Fakat bu böceklere reklam giydirme hadisesi tamamen çılgınlık.
Ne dersiniz ?
Halı Arabesk Sektörü
Türkiye’ de halı sektörü ne kadar hareketli ve neşeli gözüküyor değil mi ?
Televizyon’da her kanalda bir halı reklamı bize türküler söylüyor, halay çekiyor, taklalar atıyor. Zevkten dört köşe bir şekilde indirim ve kampanyalarını tüketiciye duyuruyorlar. Hatta bazıları o kadar neşeli ki, indirimlerinden bahsederken anlamsız anlamsız espriler bile yapmak zorunda kalıyorlar. Aslında hepsi boş yere para harcayıp duruyorlar. Eminim onlar bizim gelişi güzel yazılmış reklam senaryolarına kahkahalarla güldüğümüzü ya da kullandıkları ünlülerin her zamankinden daha komik olduklarını sanıyorlar. İnanın bana hata ediyorlar…
Aslında hepsi tek kelime ile ÇÖP !
Merinos - Merinos Halı ( İbrahim Tatlıses ) :
İbrahim Tatlıses zaten kendine özgü Tv programında (İBO SHOW), konuşması ve tavırlarıyla izleyicinin bildiği yakından tanıdığı ve takip ettiği bir ünlüdür. Durum böyle iken neden ayrıca Tv reklamı yapma ihtiyacı duyarsın ki ? zaten var olan ve başarılı izleme ratingleri alan bir show programını yakalamışsın, ne diye bir daha bağıra bağıra aynı şeyleri tekrarlıyorsun ? İbrahim Tatlıses, programında senin reklam filminde yaptığın esprilerin daha iyisini yapar, markanı daha çok sattırır.
Padişah Halı - Merinos Halı ( İzzet Yıldızhan ) :
Yine aynı şirket ( Merinos ) kendilerine ait Padişah halı markasında İzzet Yıldızhan’ ı kullanıyor. Yine aynı konsept ve gelişi güzel arabesk show esprileri. Babadan oğula geçen halıcılık falan filan… Bize ne bundan ? sonuçta sen de merinos halı’ nın bir parçasısın. Yoksa sadece İzzet Yıldızhan sevenleri için mi bir halı üretiliyor da bizim haberimiz yok ? Aynen birinci de olduğu gibi zatan bildiğimiz şeyi bize boşuna para harcayarak anlatıyorlar.
Saray Halı ( Mehmet Ali Erbil ) :
Mehmet Ali Erbil’in sunduğu ‘’Ah Kalbim'’ adlı eğlence programına sponsor olarak en iyi işi yapan, satış grafiklerini artırmalarına rağmen, neden bir daha Erbil’ in klonlanmış halini aynı konseptde müşterine sunarsın ki ? Zaten başarılı bir seçim yapmışsın ve programın en fazla sözü edilen markası olarak yerini almışsın, bir daha neden bize biraz daha komik olarak geri dönmek istiyorsun ? (Yazının devamı)
Ben Q - CeBIT Bilişim Eurasia 2005

CeBIT Bilişim Eurasia 2005 fuarındaki standları gezerken Türkiye Futbol Ligi’ nin 3 büyükleri olarak bilinen Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe takımlarının forması giymiş 3 kişinin ellerinde pankartlarla bana doğru geldiklerini gördüm. O kadar kalabalık içinde dikkatimi çeken bu formalı şahısların ellerindeki pankartlarda Ben Q markasının basılı reklamı vardı. BenQ Dijital Projektörlerinin tanıtımını yapan bu kişiler fuar boyunca gezinip durdular. Tabii her geçtikleri noktada fuar ziyaretçileri tarafından farkedildiler.
Türkiye genelinde sevilerek takip edilen futbol takımlarının, farkındalık yaratması için bir çok marka tarafından kampanyalarına dahil edilmelerine örnek teşkil eden canlı canlı bir uygulamaydı.
Ne dersiniz ? yoksa çok mu kurnazca ?