Ad(kritik).com – Reklam Eleştiri ve Analizleri

Icon Dergisi Veda Ediyor!

icon_dergisi

Bugün karşıma çıkan en kötü haberlerden biri bu… Başlık bile fazlasıyla moral bozucuydu ki Yayın Direktörü ve Yayın yönetmeninin yazısını okuyunca bu durumu kabullenmesi daha da güç oldu. Dünyanın en yenilikçi tasarım ve mimarlık dergisi olarak kabul edilen Londra merkezli icon dergisini 2 yıldır Türkiye’de yayınlamış olmaktan gurur duyan fakat sonunu getiremeyen OMMEDYA, acıklı sözlerle gözlerimizi yaşarttı… Şaka tabi… Sadece “daha az arabesk olabilirdi bu son” dedik. O kadar…

Dergi yetkililerinin bildirisi aşağıdaki gibidir:

Dünyanın en yenilikçi tasarım ve mimarlık dergisi olarak kabul edilen Londra merkezli icon dergisini 2 yıldır Türkiye’de yayınlamış olmaktan gurur duyuyoruz. Özgün hikayeleri çok az olan bir ülkede icon gibi genç, yenilikçi, sarsıcı, ezber bozan, geleneklere sırtını dönmüş, bir yaptığını bir daha yapmayan, muhalif, iyimser bir derginin yaşaması bir mucizeydi. Biz bu mucizeye inandık. Gerçek olsun diye çalıştık. Olmadı.

Olmadı çünkü buralarda tasarım dekorasyonla aynı kefeye kondu.
Olmadı çünkü buralarda yaratıcılık pek makbul bir kavram değilmiş.
Olmadı çünkü buralarda erken öten horozun kafası kesilirmiş.
Olmadı çünkü buralarda ‘felsefe yapma’ diye bir halk deyimi varmış.
Olmadı çünkü….

Ama mutluyuz… hayallerimizi gerçekleştirmek için denediğimiz için mutluyuz.

Icon Türkiye yayın hayatına son veriyor. Bu iki yıllık yayın hayatında icon’a destek veren yazarlarımıza, tasarımcılarımıza, icon’a inanan tüm reklamverenlerimize, okurlarımıza, abonelerimize ve gönül destekçilerimize çok çok teşekkür ederiz.

Tasarım yayıncılığı açısından çok önemli bu deneyimin gelecek kuşaklara iyi şeyler bıraktığıyla avunuyoruz.

Hoşçakalın.

Ensar Altun
Yayın Direktörü

Benan Kapucu
Yayın Yönetmeni

Birileri kırılıp gücenir mi pek emin değilim fakat ortada çok basit bir gerçek var ki, O da; Yetersizlik.
Yani yetkililerin “OLMADI çünkü” diye başlayan haklı fakat Türkiye sınırlarında Dergicilik dendiğinde klişe haline gelmiş haykırışlarının yanında yetersiz olan başka şeyler de kesin mevcut. Ve bu yetersizlik, yapılan her hareketi fazlasıyla yavaşlatır ya da çok dramatik bir sona sürükler. İşte bu sebeple icon dergisi iyi bir örnektir. Bu yüzden sadece “Dergicilik” yapmak yeterli değildir.

Tabi burada kimseye işini öğretme kabalığına girmeyeceğim. Çünkü fikirler sahip çıkılmazsa zaten pek de anlamlı değiller. Tek söyleyebileceğim; öyle ya da böyle belli sebeplerle sonu gelen bir girişimin açıklarını iyi analiz etmek, hataları gözlemlemek, yetersizlikleri geliştirmek ve tüm bunlara sahip olunca başkalarını suçlamaya gerek kalmayan hareketlerde bulunmak.

Çünkü dikkat ederseniz yazının sonunda;

Tasarım yayıncılığı açısından çok önemli bu deneyimin gelecek kuşaklara iyi şeyler bıraktığıyla avunuyoruz.

diye bir cümle bulunuyor ki; gelecek kuşaklara iyi şeyler bırakamayışı kabulleniyor ve benim kafamda sadece “hay allah beceremediler neyse” dedirtiyor. Tabi aynı yaklaşımı dergi ekibinden beklemek saçmalık olur. 2 yıl boyunca emek verdiler ve ellerinden bu kadarı geldi. Olsun…

Sonuç olarak; yakın gelecekte benzer girişimlere sahip çıkacak herkesin kendine sorması gereken; “Icon dergisi benim elimde olsa pazarlama ve etkili konumlama ile nasıl daha iyi sahip çıkardım?” olabilir. Yetersizlik anlamında sorgulanması gereken sadece budur. “OLMADI Çünkü” ‘lü cümleler sıkıcı ve duygusaldır.

Link: blog.icondergisi.com

Not: Bu yazı OMMEDYA şirketini yargılamak için değil, sadece gerçeklerle yüzleşmeyi bir de pazarlama ve reklam alanında inceleme kaygısıyla yazılmıştır. Kişisel ya da Kurumsal bir yaptırım yoktur.

Paylaş:
  • StumbleUpon
  • Facebook
  • FriendFeed
  • TwitThis
  • Reddit

4 Yorum

  1. ensar altun says:

    Öncelikle icon dergisi ile ilgili bu tür yaklaşımların ve fikir alışverişlerinin olması bizleri sevindiriyor.
    Derginin kapanmasına üzüldüğü çok belli olan yorumcunun ifadelerimizi arabesk bulmuş olmasını yadırgamıyorum. Çünkü arabesk bulunan ifadelerin sahipleri ilk defa bu ülkede bağımsız bir yayın grubu olarak taşın altına elini koyarak okumakatan zevk aldıkları bir dergiyi yayınlama cesaretini gösterdiler. Şöyle devam edelim.

    Bu yüzden sadece “Dergicilik” yapmak yeterli değildir.

    Bu yoruma sonuna kadar katılıyoruz. Şöyleki icon dergisi başınadan beri sadece bir dergi olarak bir ‘community’ olarak konumlandırıldı. Türkiye’de ilk defa bir dergi her ay düzenli olarak yayın kurulunu topladı ve konularını tartıştı. Bu yayın kurulunda marka yatırımı yapmış olan firmalar, tasarımcılar, reklamcılar, akademisyenler vb. insanlar yer aldı. Ve düzenli olarak toplantı yaparak icon’un içeriğinin evrenselliğini korumasını sağladılar.

    icon tasarımla ilgili bütün üniversitelerle işbirliği yaptı. Toplam 6 konferans gerçekleştirdi. Bu konfernaslarda tasarım öğrenimi gören 3500 öğrenciye doğrudan dergi ulaştırıldı ve promosyonlar yapıldı. Yani okurun ayağına gidildi. 2 yıllık üniversite faliyetinden dergiye abone olan öğrenci sayısı 12. Dergide işini yayınlatmak isteyen öğrenci sayısı 3. Dergide yazısını yanınlatmak isteyen öğrenci sayısı 7.

    icon tasarımcıları meslek örgütü olan ETMK ile de işbirliği içerisindeydi. Tasarımcıların etkinliklerine sponsor oldu, katılımcı oldu, her ay derginin , içeriğini kendilerine ulaştırdı. ETMK’nın 350′nin üzerinde üyesi var ancak dergi abonesi 11 kişi… bu 400 tasarımcı dergiden her ay haberdar ediliyor ve çeşitli etkinliklerimize davet ediliyor. ETMK’dan sadece 10 abonesi vardı dergi.
    Bunları daha fazla da uzatabilirim. fakat gereği yok. Sadece şunu soabilirm 25 sayının kaç tanesini aldığını hatırlıyor mu yorumcu.

    Mart 17th, 2009 at 4:26 pm

  2. Elif says:

    Ben sıkı bir icon takipçisiydim. Tüm sayıları satın aldım. Çünkü zihnimde yıllardır gelişmiş “icon” olduğu için… // ne yazık ki, içeriği için satın alamadım hiç.. Bu sebepten yabancı dergileri Türkleştirmeye çalışmak fazlasıyla gereksiz bir girişim bence… Onun yerine kendi iconlarımızı oluşturmayı denesek beklentilerimiz daha az kırıcı olabilir sanki…

    Mart 21st, 2009 at 3:56 am

  3. yeliz says:

    Sanırım Ensar Bey’in anlattıklarını gelişmiş dergicilik sektörü 20 yıl öncesinden zaten yapıyordu. Old school aksiyonlarla yeni mecralara alışık kitleleri etkilemek pek tavsiye edilen bir durum değildir. Hatta baya sıkıcıdır… Belki icon un veda etmesi daha iyi oldu. Devam etse daha da sıkıcı olabilirdi. En azından bu engellenmiş oldu.

    Mart 21st, 2009 at 4:00 am

  4. Darkart says:

    Evet “Olmadı çünkü” kısmını haklı bulmuyorum. 2 yıl boyunca “Olmuyor” dedilermiki başaramayınca kin kusuyorlar. Yenilik, farklı bakış açısı yaşanmış veya yaşanandan alıp getirmek değil varolanı güncelleyebilmek onun dokusuna göre uyarlama yapabilmektir. İnsanların beynindeki kalıplar birden oluşmuyor kültürel etkilere, yaşanan sosyal hayata göre şekil alarak yıllar sürüyor. Bu düzende beyinde canlanan bir motife tamamen ters oranda yenilik adıyla bir bakış gelirse kabul görmesi mutlaka zor olacaktır. Ben yeniliği buldum getirdim demeyi ben yenilikçi bakış açısı olarak asla kabul etmem. Asıl önemli olan o yenilikçi kavramı aşılayabilmek, öğretebilmektir. Demek ki “Olmadı çünkü” derken devamında “beceremedik” kısmını hassasiyetle vurgulamak gerekli.
    “Olmadı çünkü beceremedik” asıl olan budur.

    Nisan 3rd, 2009 at 3:27 am

Yorum Yaz