Media Markt : Pazarlama Gafı

25 Eylül 2007 – saat 08:00′da açılışı yapılan Media Markt Ümraniye maÄŸazası, Türk tüketicisinin gösterdiÄŸi yoÄŸun ilgi nedeniyle satışlarını geçici olarak durdurdu. Avrupa’nın en büyük elektromarket zinciri Media Markt’ın Türkiye’deki açılışı için düzenlediÄŸi kampanya, tüketiciler tarafından büyük ilgiyle karşılandı. 28 Eylül 2007 Cuma tarihine kadar sürdürülmesi planlanan kampanya, promosyonlu ürünlerin stoklarının tükenmesi sebebiyle ilk gün sonlandırıldı.
Bu aslında bugün itibariyle gereÄŸinden fazla konuÅŸulmasına sebep olacak pazarlama gafının haberlere yansımış kısmıdır. Türkiye genelindeki tüm TV kanalları bu açılışı “ İzdiham – Rezillik – Teknoloji Magandalığı – Kalabalık Kuyruklar ” gibi etiketlerle sundular. Sabahın erken saatlerinde kuyruklarda bekleyenler, zaman geçtikçe ve istediklerine ulaÅŸamayınca kavga bile ettiler. Bayılanlar, yumruklaÅŸanlar, gözlerine biber gazı sıkıldığını iddia edenler… neler neler! Sonrasında içeriye yarısı bile açılmamış kepenklerden girmeyi baÅŸaranlar stokları tüketti. 3 gün sürmesi hesaplanan satışlar 1 günde bitti. Ürünler satıldı. Tüketici lanet etti. AlışveriÅŸ yapmayı baÅŸaranlar da o günü hatırlamak istemeyeceklerdir.
Avrupa’da açtığı her maÄŸazanın ilk günü, seçtiÄŸi belli ürünlerde kampanya yapan Media Markt maÄŸazaları, diÄŸer ülkelerde de ilk gün büyük bir ilgi ile karşılaÅŸmakta… Yani aslında bunlar tipik tüketici davranışları. İnsanlar maÄŸaza önlerinde sabahlıyorlar, ve neredeyse %50 oranında indirimleri kaçırmamak için itiÅŸmeler – kakışmalar yaşıyorlar. Fakat bu müşteri odaklı pazarlama konsepti gerekli düzenlemeler yapılmazsa Türk insanını çıldırtır. Sen istersen bu iÅŸi 70′li yıllardan beri yap, anında ” Kandırmaca kardeÅŸim” lafını yersin.
Yeni pazara girerken, o ülke’nin kodları okunur. Sen Türk insanını ” Natasha” diye okumayı nasıl becerdin? İstanbul genelindeki bilboardlara yansıyan NataÅŸalı reklamında, “25 Eylül’den itibaren tıpkı Natashalar gibi en çekici aletleri aynı çatı altında bulacaksınız” sloganına ne oldu ? Türkiye’nin en çekilmez görüntülerine sebep oldun… Kendini duyurmada baÅŸarılı olduÄŸun kadar, sunumda da baÅŸarılı olmalıydın.
İşte, bu ve buna benzer karmaÅŸalar, önüne gelene ” Reklamın iyisi-kötüsü olmaz” gibi yersiz söylemleri söyletmeyi baÅŸarmıştır. Fakat sadece söyletmeyi baÅŸarır, baÅŸka bir iÅŸe yaramazlar. Bu sadece çılgın bir alışveriÅŸ konseptidir ve tüm dünya’da aynı etkiyi yaratmaktadır. İnsanlar çılgın gibi alışveriÅŸ yapmaya alıştılar. Türk insanı da tüketmeyi sever de, çıldırmayı pek sevmez… Sorun orada…
handan erdem says:
ne yazık ki Türkiyede halkla iliÅŸkiler olmadığı için bu Halkla iliÅŸkiler fiyaskosu deÄŸil Halkla İliÅŸkilersiz fiyasko kurumlarda kurumsallaÅŸma adına yapılan kurumsallaÅŸmama çabalarının bir sonuçu Halkla iliÅŸkilere bakışı resepsiyondan öeteye geçirmeyen anlayışın kurbanı hem halkla iliÅŸkiler mesleÄŸi hem kurumlar hemde halk….
Ekim 10th, 2009 at 1:42 pm