Ad(kritik).com – Reklam EleÅŸtiri ve Analizleri

Radyo Reklamları ve Etkileri

Radyo reklamlarının tüketici üzerindeki etkisi ve maliyetlerinin televizyon ve gazete reklamlarına göre daha düşük olması, radyonun reklam kampanyalarında diÄŸer medyalara göre daha verimli olmasını saÄŸlıyor. Ayrıca radyo reklamları yerinde ve hedef kitleye göre kullanıldığında marka bilinirliÄŸi ve satınalma etkisi açısından televizyon ve basına göre daha etkili. Buna baÄŸlı olarak radyonun tüketiciyle birebir iletiÅŸim kurmakta daha etkili olduÄŸu ortaya çıkmaktadır. Türkiye ‘de radyo reklamcılığına önem verilmesi ve özen gösterilmesi için herkes fedakarlıklar yapıyor fakat bunlar çok daha net bir araÅŸtırma ile reklamverene anlatılmalıdır. Bu konuda bir çok konferans ve seminere katılmış biri olarak, Türk markalarının radyo reklamarındaki geliÅŸimi gözlemliyor ve seviniyorum. Zamanla çok daha yaratıcı reklam uygulamalarına ÅŸahit olacağımı hissediyorum.
Geçmiş yıllarda tanık olduğum ,bazı markalar televizyon ve radyo reklam fiyatı ortalama alınarak, 1 televizyon reklamı yerine 2 radyo reklamı kullanımına başvurdular ve bu durum marka hatırlanma oranlarını oldukça artmasını sağladı. Bunun hedef kitleyle bağlantısı olup, radyonun tüketiceler tarafından diğer mecralara kıyasla daha birebir ve duygulara hitap eden bir deneyim olması, dinleyicinin duygularını daha kolay harekete geçirmesini sağlamasına bağlayabiliriz.

PaylaÅŸ:
  • StumbleUpon
  • Facebook
  • FriendFeed
  • TwitThis
  • Reddit

3 Yorum

  1. tuncer says:

    Radyo reklamları ülkemizde ciddi anlamda çok sık başvurulan fakat tam anlamıyla algılanamayan bir türdür. Özellikle yerel radyolarda bu durumu çok daha net farkedebilmekteyiz bu işle uzun süredir ilgilenen birisi olarak en basit sorun reklamverenin aklındaki sorulardır.
    *reklamveren:Tv de kendimizi görebiliyoruz ama radyoda sesimiz dahi çıkmıyo(parayı sonradan buldum reklam dediğin şey bizim için artistlik öğedir)
    *Özellikle yayın yaptığınız bölgenin düşünce yapısı yaptığınız reklamın production kısmını bariz etkilemektedir(reklamveren: altta kurtlar vadisi çalsın olmaz mı)
    *Reklamın uzun olanı makbuldür anlayışı(reklamveren:3 dk reklam isterim herkes duysun beni)
    bu örnekler çoğaltılabilir hele birde bu reklamı alan kişi veya production kısmını yapan kişi reklam veya reklamcılık anlamında pek bir beklentisi olmayan biri ise işte yüzyılın faciası o zaman başlıyor

    AÄŸustos 16th, 2006 at 3:51 pm

  2. Mehmet Ali Bozgeyik says:

    Radyo reklamları ÅŸimdiye kadar hep ” kaç para “,”pahalı” ” bu fiyata ben televizyona reklam veririm” pazarlığının ötesine geçemedi. Etkili,yaratıcı ve baÅŸarılı kampanyalar üretemeyen radyoların yanında, müşterilerine iyi hizmet vermesi gereken ajansların da eksiÄŸidir bu. Peki bunda etkili olan nedir?

    *Ulusal radyolarda sorun,hemen her radyonun yanında kardeÅŸ bir TV’nin bulunmasıdır. Yerelde ise patronajın yeterli vizyona sahip olamayışı, ekonomik güçsüzlüğü ve ikinci iÅŸ olarak görmesidir kanısındayım(detayda daha baÅŸka faktörler de vardır tabiiki ama yeri fazla iÅŸgal etmemek için girmeyeyim dedim).

    * Ajanslarda ise sorun şöyle olmaktadır. Bir reklam çalışmasıyla yüzbinlik rakamlar teleffuz edilen işlerle ilgilenmek varken bir kaç binlik bir işe vakit ve enerji harcamak istenmemektedir. Radyo reklamcılığı konusunda uzmanlaşmış ajansların bu konuda yetersiz gelişmesi de onların bu ikincil mecra yaklaşımlarını desteklemktedir.

    Radyo reklamları prodüksiyonsal bir konudur aslında. Çünkü bütün etki yapılan sesli prodüksiyonun yaratacağı etkiye baÄŸlı olmaktadır. Görece kısıtlı araçlarla TV ye meydan okumak zordur. Tam da bu noktada sesin uzun yıllar kalıcı etkisine güvenmek gerekmektedir. Bunun farkına varılmalıdır. Çünkü yapılan bütün reklamlardan geriye birkaç cümle kalmaktadır aslında. “aynı mal jhon”, “turkcelle baÄŸlan hayata”, “bir bilmecem var çocuklar….eti eti eti”,”çalkala türkiye” vb. hangisinin görüntüsü aklımızda?

    Mart 1st, 2009 at 11:41 pm

  3. Mehmet Ali Bozgeyik says:

    Bu yazıda jingle reklamlarının bazı özelliklerinin vurgulanması amaçlanmaktadır. Jingle reklamlar basit olarak iki şekilde hazırlanmaktadır. Bunlardan ilki masaüstü yayıncılık marifetiyle orijinal seslerden çok sample seslerle yapılmakta, süre ve emek olarak görece daha kısa bir zaman almaktadır. Takdir edersiniz ki yaratıcılık konusu hazır sesler kullanmaya bağlı değildir. Firmayı ifade eden müziği bulmak ve oluşturmak yine aynı zamanı almaktadır.

    1. İkinci tarz jingle olarak doğal seslerle stüdyo ortamında canlı olarak alınan kayıtlar yer almaktadır. Burada her enstrüman (vokal dahil) ayrı ayrı stüdyoya girmekte ve parçayı canlı olarak icra etmektedirler. Bu da emeği ve zamanı daha da artırmakta ama ortaya tam anlamıyla orijinal bir müzik çıkmaktadır.

    • Jingle Reklamların Ekonomik Etkisi: jingle reklamlar firmayı genelden farklılaştırarak dinleyici ve dolayısıyla müşteri ilgisi oluşturmaktadır. Bu da farklılaşan firmanın algısal tercih edilirliğini oluşturmaktadır. Dolayısıyla müşteri ilgisi ve ekonomik dönüşler oluşmaktadır.
    • Jingle Psikolojik Etkisi: iyi hazırlanmış ve firmayı iyi ifade eden bir jingle,kolay algılanma ve hemen ezberlenme özelliklerini edinebilirse müşterinin ilgisini çekmekte, dile pelesenk olmakta ve müşteri nezdinde firmayla kolay bir diyalog ve dostluğu tetiklemektedir. Bu da müşterinin ekonomik geri dönüşlerini hızlandırmaktadır.
    • Jingle Reklamların Bilinirlik Etkisi: jingle reklamlar şarkısal özelliği iyi kullanılabilirse ezberlenmek koşuluyla herkesin diline düşmekte ve bilinirlik buradan akıllarda kalıcı hale gelmektedir.
    • Not: İnsan kulağı zamanımızın bir özelliği olarak hazır digital seslere aşırı doymuş ve digital ses ve doğal ses ayrımını yapabilmektedir. Doğal sesler insanlara daha sıcak gelmektedir. Neredeyse yapılan bütün jinglelerde doğal enstrüman sesi kullanılmaktadır.

    Bütün bunlardan sonra Jingle reklamlar tek başına yeterli olmamakta yanına değişik (görsel, işitsel ve pazarlama) farklılaştırma çalışmalarına ihtiyaç duymaktadır. İyi desteklenirse mükemmel işlevler yüklenebilir.(Türkcell-türkselle bağlan hayata… gibi)

    Mart 13th, 2009 at 11:22 am

Yorum Yaz