Relax Çiğne, Sakinle !
AraÅŸtırmalara göre tüketicilerin çoÄŸu, neden sakız çiÄŸnersiniz ? sorusuna ” sakinleÅŸmek ve sinirleri yatıştırmak için çiÄŸnerim ” cevabını vermiÅŸ. Belli ki Relax markası da tüketicelerden gelen bu cevabı dikkate alıp, harekete geçmiÅŸ. Sakız çiÄŸneyerek bizleri sakinleÅŸtirmeye yoÄŸunlaşıp ve bunu yaparken de reklamarında içerikten ziyade mecra kullanımına önem vermiÅŸler. Peki ama bunu nasıl yaptılar ?
Öncelikle ” RELAX ” kelimesinin önemini ve marka deÄŸerinin bilincinde olan bir tüketiciye hizmet verdiklerini biliyorlardı ve buna göre hareket etmeyi amaç edindiler. Sonra insanların sinirlendikleri anları yakalayıp, mesajı marka ile birleÅŸtirdiler. Mesajımız çok açık. Relax, günlük hayatımızda bizi sinirlendiren ve yoran detaylardan uzak durmamızı, hayatın tadını çıkarmamızı istiyor.
Sıra geldi mecra kullanımına. Yerli Tv dizilerinde belli karakterler için senaryo genelinde özel olarak kurgulanmış bir alt bant reklam uygulaması kullanıyorlar. Bu çalışmayı son derece baÅŸarılı yapıyorlar ve seyir halindeki hedef kitleye doÄŸrudan ulaşıyorlar. Örnek olarak Avrupa yakası adlı dizide Ata Demirer’in canlandırdığı Volkan karakterinin, senaryoya göre sinirlendiÄŸi anlarda ekranın altında ” Relax ÇiÄŸne, Sakinle ” alt bandı ile mesaj veriliyor.
Alt bant uygulanan 6 yerli dizi :
Kurtlar Vadisi, Avrupa Yakası, Büyük Yalan, Çat Kapı, Haziran Gecesi, Ekmek Teknesi
Son derece başarılı bir fikir ve uygulama olduğu ortadadır. Güzel Sanatlar / Saatchi & Saatchi ajansını kutlarım.
debra says:
Daha çok iş yerinde sinirleniyorum ve relax çiğnemek mümkün olmuyor. Yani ancak sakız çiğneyebilcek bir mekandaysanız, sinirlenin!
Ben bu reklamdan bunu çıkarırım:)
AÄŸustos 17th, 2005 at 11:07 am
matamua says:
Uygulanan alt bant çalışması gerçekten çok başarılı ben de reklam ajansını tebrik etmek istiyorum. Her marka yaratılırken zaten böyle tam oturan stratejiler geliştirilse güme giden reklamlar hiç olmazdı. Ama mutlaka oalcaktır çünkü ne her markada ne de her sektörde bu tarz uygunlukları bulmak mümkün olmuyor. Ayrıca markalara öyle acayip kreatif isimler bulunmasa da oluyormuş işte. Bugün İngilizce bilmeyenlerin bile genelde anlamını bildiği bu kelimeyi marka adı yapmakla, yalın işlerinde reklamcılıktaki efektif yaratıcılığı ortaya çıkardığı görüyoruz. Ama tabii nedir şimdi bu ürünün farklılığı, tartışılır.
Eylül 6th, 2005 at 5:50 pm